Ben Yağmurum -sesli şiir Çiğdem Altınöz



Kararır gökyüzü ansızın,

Çarpar bulutlar kahrederek,
Ve bir ateş yanar...
Bulutlar yanar,
Yürek yanar.
Sonra tek tek düşer damlalar,
Toprak kokar,
Yağmur kokar.

Bir ateş yanar rüzgarında,
Bin ateş söner.
Ben yağmurum
- gününe ve gecene yağan.

Kararırsa bulutların ansızın,
Ve şimşekler çakarsa özünde,
Bak gözündeyim.
Önce tek tek,
Sonra sel olurum göğsüne...

Aydınlanırsa yüreğin,
Güneşler açarsa yüzünde,
Neşeyim şimdi özünde.
Yürürken bahtının yollarında
Yalnız ve dalgın,
Ve görürsen açmış
Bir dal çiğdem
-üzerinde çiğ damlası.
O, benim.

Sabahları dağılırken bulutlar
Yürüyorsan sokaklarda
Düşünüyorsan
Nisan yağmurlarını
Havayı kokla
O, benim.

Ararsa ellerin ellerimi gözlerinde yağmurlar,
Üzülme.
Yum gözlerini usuldan.
Bak yüreğindeyim.
Estirme hüzün rüzgarlarını
Kov sahilinden deli dalgaları
Sakin serin pınarlarda çağlar damlalarım.
Dağlardan esen meltemlerde,
Akan çeşmende benim.

Yıka yüreğini temiz sularımda,
Gönlünde melankoli kalmasın
Şifalıdır damlalarım,
Ben yağmurum,
Yağmur,
Benim...

Çiğdem Altınöz
indirmek için tıklayın

Ben küçükken de ağlardım,,,

bitmesi bekleniyor....
bekledin ve bitti..

küçükken de ağlardım ben
oyuncaklarım kırılırdı küçükken
canım acırdı oyunlarımı,düşlerimi kaybederdim.
Ağlardım,durmazdım durulmazdım…

Annemi bulamazdım bazen
Bebektim
İsterdim ki annem olsun
Emzirsin beni…
Ama annemi bulamazdım
Ağlardım ben

annemi kaybettiğimdeki gibi
oyuncağım kırıldığındaki gibi acıyorsa canım
ağlarım ben
yüzümde acır gözüm de
ama duramam

oyuncağım kırıksa
annemi bulamazsam
ağlarım ben
dinmem dinemem

düşlerim alınmışsa oyuncaklarım gibi elimden
bebeklerimin kolları kırılmışsa
kafaları koparılıp paramparça edilmişse
ağlarım ben
uyurken ölü bebeğimle…

büyümüşümdür arada
çok ağlamışımdır
çok şeye ağlatılmışımdır

küfredilmiştir mesela yüzüme
dilim susmuştur
tutulmuştur
içim mahvolmuştur…
kanatılmışımdır
en dipte ağlıyorumdur
içimde kayboluyordur gözyaşları
nefeslerim kesilmiştir
sessizlik duvarlara ......


Bu gün içimde bir hüzün var

.Küçük bir kızı sevdim yanakları dolgun,gözleri kamaştırıcı.
Ona bakınca kendimi görürdüm içimdeki eksikliği tamamlayacaktı.Bana seni seviyorum dediğini duyar gibi oluyordum ,o an sevinçten uçasım gelirdi.Macera İstanbul'da başladı onu ilk gördüğüm anda yelkenleri suya indirip aşık olmuştum bile.Ah bir de sevdiğimi söylesem ne güzel olurdu ama ilk defa  gördüm onu, nasıl olacaktı ki.Onu kendime yakın hissediyorum aslında fiziki olarak yakın olsakta ben kalpten daha yakın hissederdim.Kafaya koymuştum ona sevdiğimi söyleyecektim belki onunla mutluğu yakalardım.Onunla sessiz bir trene biner giderdik uzaklara.Her şey benim aleyhime oluyordu bir türlü konuşma fırsatım olmadı zaten misafirliğe gelmişti İstanbul'a  daha başlamadan bitmişti benim maceram fakat ben pek bitirme taraftarı değildim belki benim yanımda değildi fakat ona ulaşmam zor değildi bu zamanların teknolojisi olan msn ve telefonla zor değildi ve zaten de öyle oldu.Aradan baya zaman geçmişti tam ona açılma zamanı dediğim bir günde malesef başka birisini sevdiğini söyledi belki yalan da olsa ben onu çok sevmeme rağmen beni sevmediği kesin oldu.Her şey teoride başladı ve öylece bitti ondan bana kalan akşamları yıldızların altında düş kurmak oldu

Bir resim bin ahh

Aşk bazen bir sevgidir bazen bir hüzün koşullar her ne olursa olsun hep güzel gelmiştir insana,
Bize verdiği mutluluk o kadar güzel ki  uğrunda acı çekmeyi bile zevkle sırtlıyoruz



O MÜSLÜMAN DEĞİL Mİ ?

Prof.Dr. Saffet Solak anlatıyor  :

Amerika'da master yaptığım yıllarda,çalıştığım üniversitenin yemek
salonu açık büfe şeklindeydi.Herkes dilediği yemekten istediği kadar
alabiliyordu.yemekhanenin kapısında *"Take what you need.Eat what you
take"
(Yiyeceğin kadar al, aldığını da ye)* diye yazmakta idi.

    Bir gün aynı masada yemek yediğimiz Çinli bir arkadaşı,tabağında
kalan
son pirinç tanesini almaya çalışırken görünce dayanamadım ;denemek
için
dedim ki :

       "Bir pirinç tanesi için neden bu kadar uğraşıyorsun?Bırak
tabakta
kalsın."Çinli arkadaşın verdiği cevap çok düşündürücüydü:

"Her Çinli bir pirinç tanesi israf etse,Çin nüfusu ile çarp
bakalım,kaç ton
pirinç yapar?Biz kalabalık bir ülkeyiz,israf etme lüksümüz yoktur."
dedi.

         Yine denemek için dedim ki :

"Şu anda Çin'de değil Amerika'dasın.Tabağında bırakacağın pirinç
tanesi
Çin'i  değil,Amerika'yı zarara uğratacaktır".Bu sözlerim karşısında
güldü ve
şöyle dedi :

         "Yaşadığım ülke olan Amerika'yı bu şekilde zarara uğratmak
onurlu
bir davranış olmaz."

         Çinli arkadaşı bu onurlu davranışından dolayı tebrik ettim ve
düşüncesini paylaştığımı söyledim. İslam dininin bu konudaki,
*"Yiyiniz
içiniz, fakat israf etmeyiniz. Çünkü Allah israf edenleri sevmez"*
buyruğunu
açıkladım.

Çok hoşuna gitti.Tam o sırada ,Ürdünlü Müslüman bir arkadaş
tabağındaki
yemek artıklarını çöp sepetine boşalttı.Bunu gören Çinli arkadaş
Ürdünlü'yü
göstererek :

                    "O Müslüman değil mi? dedi.

              O kadar üzüldüm ki ,ne diyeceğimi bilemedim.

imza:AliBaba


AŞK NEDİR

AŞK NEDİR

Ask cesaret ister,kocaman bir yürek ister. Ask hayata karsi islenilen en dogru suç ortakligidir, Ask hayatin tekdüzeligine, bütün siradanligina en soylubaskaldiridir. Ondan korkup kaçmak hiç kimseye yakismaz. Ve elbette Aski suçlamak, yargilamak, karalamak inkar etmek de asla yakisik olmaz Niçin ask? Nedir bu ask denilen sey, elle tutulmaz gözle görülmez bir seyse nedir bu yasanan somut acilar,güzellikler? Tek basina aski tanimlamak herseyden soyutlamak mümkün mü? Hayir ! Ask bugünlerde bazilarina göre plastikten bile yeniden yapildi.Dünyada yasanan sunilige dogru gidis askin etrafini sardi. Nedir su ask...? Ask hayatin bize hazirladigi en güzel sürprizdir, bu yüzden de kalpleri ne zaman ele geçirecegi hiç belli degildir. Daha ne oldugunu bile anlayamadan onun hükümdarligina giriverirsiniz. Ask; en yalin biçimde anlatilan tek kavramdir o, adi kendisidir zaten. Onu anlatmak için sonu gelmez cümleler kurmaniza gerek yoktur, "Asik oldum" dediginiz an akan sular durur, küçücük çocuk bile sizi rahatlikla anlayabilir, çünkü askin dili tektir. Askin zamanini biz ayarlayabilseydik eger ve kime neden asik oldugumuzu anlayabilseydik,askin sirrini da çözerdik herhalde. Ama o zaman da askin insani alip götüren büyüsü tamamen kaybolurdu. Ask hayata karsi islenen en güzel ve en dogru suç ortakIigidir, ask hayatin bütün tekdüzeligine, bütün siradanIigina en soylu baskaldiridir. Ondan korkup kaçmak hiç kimseye yakismaz. Ve elbette yasanilan aski suçlamak ,yargilamak, karalamak, inkar etmek de aska yakisik kalmaz. Bu önce haksizlik, kendinize saygisizlik olur. Insan sonuna kadar savunmali askini, karsilik görmesede, aci çekecegini hissetsede, yarin terkedilecegini bilsede, ailesini karsisina alacagini bilsede taviz vermemeli askindan, "Seni Seviyorum" diyebilmeli gögsünü gere gere.Askin zamani yoktur, hep hazirliksiz yakalar insani. . Iste ask bütün bunlara tek basiniza karsi gelebilme yurekliligidir, belkide yeni hayata geçebilme yolu... Askin ne zaman gelebilecegi belli olmadigi gibi, ne zaman gidecegi de hiç belli degildir. Fazla vakti yoktur onun, uzun süre beklemeye ve bekletilmeye tahammülü de yoktur. Bir baska göze bakmaya, bir baska tene dokunmaya baslamasi o kadar da zor degildir...Asktan degil, onun kaçmasindan korkun.Biliyor musunuz , hayat zaten kocaman bir yalan, bu kadar sahteligin içinde gerçek ve dogru olan tek guzellik ASK.!!. Lütfen ona haksizlik etmeyin .. Askina sana asik olana sahip çik ve onu kaybetme '' SENI SEVIYORUM '' Demek Için Geç Kalma ; Sevgiyle Kal ...

 

HISSETTIGINIZ SEVGIMI SAPLANTIMI?


Annenin oğluna mektubu

SEVGİLİ OĞLUM

Bugün tam on yedi yaşındasın .Görüyorum ki artık

Her şeyin farkındasın .Ama ne zaman ararsam seni

Ya diskoda .Ya barda .Ya da televizyon karşısındasın

Haklısın oğlum ,Devir artık bu devir

Sen de çemberini çağına göre çevir

Senin neyine ,Resim roman şiir

Senin neyine ,Sanat ve sair

Ne diyor meşhur televizyon büyükleri ,Vur patlasın çal oynasın

Devir artık bu devir ,Nasılsa ,Son düğmesi de koptu insanlığın

Vefa can çekişiyor arka sokaklarda

Umut mendil sallıyor giden trenlerin ardından

Onur, adres arıyor mezarlıklarda

Dostluklar çöp tenekelerinde sahipsiz

Ve anahtar teslimi aşklar satılık köşe başlarında

Hem de üç kuruş mutluluklara...

Ama sen de haklısın ,Sana mı kaldı ,Kurtarmak vatanı

Sana mı kaldı ,Uyandırmak yatanı

Sana mı kaldı ,Duvara yapıştırmak ,Bu memleketi satanı

Anasını ağlatanı....

Gel gör ki oğlum ,Senin de kurtuluşun yok bu gidişten

Ne etsen- ne yapsan ,Bir düğün ,Bir bayram ,Bir lâle devri

Hangi ekrana baksan ,Kim kiminle evleniyor ,Kim kiminle çıldırıyor

Kim kime daldan dala ,Gelinim olur musun diyor

Kimisi sahte gelin ,Kimisi zengin bir prens

Kimisi de insanlıktan bir yudum bir nefes

Bekliyor da bekliyor

Bak her gün ayrı bir kanalda ,Bambaşka bir 'ünlüler çiftliği'

Her kanalda şöhret olmanın dayanılmaz hafifliği

Ve işte böyle ,Pazara dökülüyor bir bir

Herkesin yumak yumak ipliği

Yıllar var ki oğlum ,Birileri işte

Bizi hep böyle gözetliyor... Ve sen de görüyorsun ki

Bu sahneler ,Bizi ne de güzel özetliyor

Kimin umurunda yarınlar ,Kimin umurunda çocuklar

Kimin umurunda bu isyankar çığlıklar

Bir kavgadır ,Bir yarıştır ,Bir rezalettir gidiyor.

Kime sorsan ,Cevaplar dünden hazır

Halk böyle istiyor oğlum ,Halk böyle istiyor

Gel gör ki ,Bir reyting uğruna

Ne 'güneşler batıyor' oğlum ,Ne güneşler batıyor....


Ahmet Selçuk Ilkan

ÖNCEKI SAYFA


Bu şablon mzffer tarafından güzel düşüncelerini dünyayla paylaşan blog severler için blogcuya uyarlanmıştır