
Okul çıkışında okulun önündeki oturaklarda oturuyorum oradan beyazıt meydanı izlemek çok hoş oluyor.Güneş iyice başıma vurmuş tabi yakınımda oturan kişiyi farketmemiştim orada oturalı baya uzun süre olmuştu.Sonra bir adam geldi ve yanımda oturun kişiye hitaben elinde iki tane cep telefonu bulununduğundan diye düşündüğüm kişiye telefonun satılık mı diye sordu.O da evet der sonra pazarlık yapmaya çalışıyor elinde son model nokia cep telefonunu 90 dolar olmaz mı diye soruyor güya onu kandırmak istiyor.Sonrasında memleket neresi iş te bomba gibi cevap geliyor Azerbaycan ve sonra ilavetten adam YTL gösteriyor ona o da yok bana kazık atıyorsun "000000" ları eksikmiş olayı ben daha çakmamıştım dedim ya güneş başıma vurmuş yok dedim bunlar YTL diye atıldım tam o sırada telefon fiyatını soran adam parayı da tanımıyor fırsat varken alayım telefonu der gibi bana göz kırptı(çaktırma hesabı).Eh artık jetonum düştü bunların dolandırıcı olduğu Azeriyim demesine rağmen şakır şakır Türkçe konuşuyor.Ama öyle güzel masum rolünu oynuyordu ki ilk başlarda çakmak imkansız diyebilirim.
Aksilik işim çıktı ve oradan ayrılmak zorunda kaldım adamlar ne gibi amaç peşindeler o telefon kaçak mıydı çünkü değerinden fazla paraya satamazlar.Ya da topkapı usulu gibi kalabalık toplayıp cuzdan aşırmak mıydı niyetleri bu biraz zor olurdu çünkü her yer polis kaynıyor.
Ama bazen bunları takdir ettiğim de oluyor niye biliyor musunuz çünkü onlar dolandırıcılık yapınca bir gariban sıfatıyla karşımıza çıkıyorlar ve onların tuzağına düşmek için kendi çıkarımızı düşenmek gerekiyor.Yani fırsat buldum bu ürünü ucuza alayım derken onlar bize kazık atıyor ve bunu çok sonra anlıyoruz.Garibanlara kazık atarsak bizde gariban oluruz felsefesini hatırlattığı için unları takdir ediyorum