sen gidersen ben ne yaparım

Bu korkularım değildi, yaşadığım acı bir gerçeğin yansımasıydı. Hani bir saatlik ömrün olsa kimi arardın derler ya aklıma sen geldin. Çünkü sen yoksun ve arayış içerisindeki bu gönlüm senden başkasını asla düşünemezdi.

Sözcüklerin boğazımda düğümlenmesine aldırmıyorum, konuşamamaktan da yakınamıyorum yalnız üzüldiğim tek nokta, sen yoksun belki bir hayalden ibaretsin işte tekrar soruyorum kendime
"sen gidersen ben ne yapardım?"
Şimdi ki gibi çaresislik içerisinde umudunu hiç kaybetmeden beklerdim, arardım seni,
bir saatlik ömrüm olsa da yine beklerdim seni

Son zamanlardaki durgunluğum

            Son zamanlarda bloglamada biraz durgunluk yaşadığımı farkt etmişsinizdir. Neden bloğumla fazla ilgilenemiyorum? buna cevaben okulun son günleri biraz zor geçiyor şuanda zamanımın çoğunu sınavlara çalışmaya veriyorum arada yorulduğumda kendimi internette görüyorum. Yazmak istediğim çok konu olmasına rağmen stresli kafayla yazmayı pek uygun görmüyorum bir başka nedenim daha var, o da sınvalardan sonra size bir sürpriz yapmak istedim. Bir şeyi yapmakta çok zor karar veririm bütün ince detaylarını araştırır ondan sonra hayali olarak o konuyu uygulamaya başlarım. Tabi karar verdikten sonra son hızla uygulamaya dökerim. Artık kendim için yeni bir blog daha açmayı düşünüyorum wordpress tabanlı olacak şimdiki suskunluğumu oraya bir hazırlık olarak görün. Yapacağım iş süpriz olmaktan çıktı en azından nasıl bir şey olacak konu itibariyle onu sonraya bırakayım. Beni tanıyanlar  nasıl bir blog tasarlamayı düşündüğümü kolay tahmin ederler (ipin ucu)


Kültürlü olmak için kültürsüz olduk

     Biz herşeyi yanlış anlıyoruz. Kültürlü olmak için sosyal olmak gerekir milletleri anlamak lazım, onları anlamak için de yabancı dil bilmemiz gerekir. Batılaşma da buradan çıktı Osmanlı son zamanlarda geride kalınca modern olmak için batıya ayak uydurmak gerekti bize. Buraya kadar bir yanlış yok fakat sonrasında bizim onları nasıl algımamıza kalmış kimisi moder olmak yolunda elinden geldiği kadar açık giyinmeye başladı kimi ise hi!, okey!,Corch deyip anadilini unuttu. Kültürlü olmak adına kültürümüzü kaybettik ve biz hãlã gururulana gurulana kültürlüyüz diyoruz. Ana dilimize, kültürümüze sahip çıkalım kültüründen utanan varsa aynaya baksın önce sonra bir tartsın kendini......
Modern olmak akıllı olmaktır gerisi yalandır.........

Bu videoyu izledikten sonra tekrar düşünelim ne kadar kültürlüyüz diye..

Musatafa Akyoldan Kürt meslesi çözüm tezleri ve dahası...

    Bu gün bloglar aleminde tur atarken ilginç bir blogla karşılaştım.Nasıl oluyorda daha önce haberim olmamış şaşırdım doğrusu.Yeni açılan ve amacı blogları tanıtmak olan blog kazanında şöyle atfediliyor
            >>"Din, bilim ve materyalizm gibi konularda ABD ve İngiltere’deki çeşitli üniversitelerde konferanslar veren hatta, 2005 mayısında ABD’nin Kansas Eyaleti Eğitim Bakanlığı’nda eğitim müfredatı değişikliği tasarısı konusunda “bilirkişi” olarak dinlenen Mustafa Akyol’un, kendi adını taşıyan blogu MustafaAkyol.org ülkenin politik gündemine dair çeşitli yorumları ile ilgi çekiyor.">>
   
    Bende hemen uçup Mustafa Akyol 'un sitesine havalandım.Yazdığı yazıları uzun olsa da okunmaya değer gerçekten. Laiklik hakkında yazdığı yazıları okuyunca kesin bunu yayınlamalıyım derken bu sefer Kürt meselesi hakkında görüşleri ve çözme tezleri gözüme ilişti.O kadar güzel anlatmış ki onun dediği gibi olursa gerçekten Kürt meselesi diye bir şey kalmayacağına inanıyorum.Çok uzun bir zamandır onun yazdıkların %90 nı yazmak istiyordum fikirlerimiz o kadar yakın diyebilirim yani ama matematikçi olduğumdan edebiyattan kaybediyordum(şaka).Onun kadar uzun bir yazıyı yazmaya üşendim diyebilirim ve Türkiye de benim gibi düşünen insanlar olmadığına inanıyordum.
    Sözün özü Çanakkale zaferini Osmanlı'dan kalma bir çok milletimiz sayesinde kazandık bunların içinde de Kürtler yer alıyordu ve daha da önemlisi Mardin,Diyarbakır,Şırnak,Hakkari ...
Kürtler sayesinde İngiliz ve Fransızlardan kurtuldu.Bu da demek oluyor ki Kürt milleti kendileri için bir devlet istemiyor ve Türkiye Kürt-Türk kardeşliği ile bütün emperyalist ülkelere rağmen ayakta durdu ve duracaktır.Şİmdi uçuş için hazırlığınızı yapın sizi bu konun detaylı anlattığı bölüme yolluyorum


Ögür olmak için disipilini elden bırakmamalıyız,Hayat yaşarken m

    Araba kullanmak zevklidir.Bize verdiği heyecan tartışılamaz kuşkusuz.İlk araba kullanmayı öğrendiğim de arabayı yerinden dahi kıpırdatamıyordum.O kadar heyecanlanıyordum ki araba kullanmayı öğrenmek imkansız diyordum kendi kendime ve sonra aklıma daha önceleri araba kullanmayı bilenler geldi hatta bırakın araba kullanmayı TIR kullananlar var, ki benim düşündüğüm kişiler ilk okul mezunu bile değil sonra bütün cesaretimi toplayıp kullanmaya başladım ilk günlerde ufak bir kaza geçirsem de şimdi öğrendiğim için mutluyum ve bu heyecanı yaşamak güzeldir.Dediğim gibi araba kullanmak güzeldir ama onu güzel yapan başka şeyler de var arabayı trafik kurallarına uyarak kullanmak belki başta size sıkıcı gelse de sonra insan alışıyor.Trafik kurallarına uymak  hayatımız ve en önemlisi başkaların hayatı söz konusu olduğu için üzerinde durulması gereken şeydir.Türkiye de hiç okula gitmeyip ehliyet alanlar olduğunu düşünürsek durumumuz çok feci görünüyor kimse trafik kuralına uymazsa bu sefer araba kullanırken aklımıza bir tek şey gelecek ya birisi bana çarparsa .Biz güvenliği düşünürsek nerde kaldı araba kullanma heyecanı.Ülkemiz de ölen kişileri büyük bir yüzdesi trafik kazalarından kaynaklanıyor.Bu kazaların en büyük sebebi ise alkollü araç kullanmaktır.Alkol şişede durduğu gibi durmuyor ve biz bunun bilincine varıncaya dek bakın başımıza neler geliyor
Buradan PPS formatında hazırlanmış slaytı indirip izleyin (boyutu çok küçük)

    Bunu izledikten sonra tekrar düşünün disiplinin olmadan özgür olurmuyuz.Yani biz özgür olmak isterken aslında kendimizi tutsak ediyoruz.Bu konuda hasas olan arkadaşlarımızı bu slaytı tanıdığı kişilere yollaması rica olunur.Şimdi alköllü kullanımın zararından sonra gerisi de gelir ümidiyle tüm halkımızı bu konuda bilinçlendiren arkadaşlara teşekürler ediyorum


Olası bir savaş çıkarsa Türkiye'nin stratejisi

         Google earth artık sesli olacakmış.Bu özellik çok güzel olur bir sesli derken sesle o yöreden olan insanların sesi olacak.Bu habere sevinmez mi insan geçen gün bir film izledim çok eski bir film adı "güneş çarpışması" .Deniz altından görüntüler veriliyordu filimde.Google earth ile normal bir insan dahi dünya da istediği her yere ulaşabiliyor.Askeri donanmasını düşündüğümüzde durum çok vahim gözüküyor tabi olası bir savaş için.Eskiden casuslar vardı bir yerin coğrafi bilgilerini almak için şimdi buna güleceğimiz zamanda yaşıyoruz ve bizim bütün bilgilerimiz başkaların elinde saklanmak imkansız.Teknoloji harikalarıyla deniz altıları sayesinde saman altında su yürütme gibi bir çok yere ulaşmak kolaylaşıyor.Öğle deniz altıları gelişiyor ki adete denizde görünemez yapmışlar.Durum bununla bitmiyor google sayesinde bir toplum hakkında bir çok bilgiye ulaşmak çocuk oyuncağı olmuş.

     "savaşı kazanmak için düşmanını iyi tanı"   savaş stratejisi herkeste eşit olduğuna göre bu demek oluyor ki olası bir dunya savşı için bütün devletin kazanması anlamına geliyor bu da uygulamada mümkün olmadığı için dunyanın sonu gelir.

       Şimdi bunlar nerden aklına geldi diyebilirsiniz.İnsanlar moderlenştikçe savaşlar azalıyor .Tarihe şöyle bir göz attığımızda dünyada hemen her yerde savaşlar başlandı ve ikinci dunya savaşından sonra insanlar kendine gelmeye başladı hepsi kendini geliştirme sürecine girdi.Şimdiki savaş ise ekonomi eski savaşların yerini artık ticaret almaya başladı .Her geçen gün yeni ürünler üretiliyor reklamalr hayatımızın her yerinde karşımıza çıkıyor.Bütün insanlar kendilerini düşünüyorlar ve bütün bu ürünlerin satılması gerekir dengeler öğle güzel kurulmalı ki bütün insanlar zengin olsa dahi ortada sorun çıkmaması gerekir.Böyle bir dengenin kurulması fedakarlıkla sağlanır bu da imkansız görünüyor diğer alternetif ise yani dengeyi kurmadan nasıl mı ticaret yapılır o da fakir ülkelere satmak fakir ülkeler nasıl olunu onları sömürerek yani savaşla.Amerikanın Irağa yaptığı gibi ve Türkiye ye yapmak istediği gibi.Biz fethettiği yerleri dahi sömürmemiş olan Osmanlı  nın mirasçıları olarak hiçbir zaman sömürülmeyeceğiz.Eğer düşman bizi tanırsa biz de tanıyoruz onu(onları)


Beyazıt'ta dolandırıcılar ne yapıyor

    Okul çıkışında okulun önündeki oturaklarda oturuyorum oradan beyazıt meydanı izlemek çok hoş oluyor.Güneş iyice başıma vurmuş tabi yakınımda oturan kişiyi farketmemiştim orada oturalı baya uzun süre olmuştu.Sonra bir adam geldi ve yanımda oturun kişiye hitaben elinde iki tane cep telefonu bulununduğundan diye düşündüğüm kişiye telefonun satılık mı diye sordu.O da evet der sonra pazarlık yapmaya çalışıyor elinde son model nokia cep telefonunu 90 dolar olmaz mı diye soruyor güya onu kandırmak istiyor.Sonrasında memleket neresi iş te bomba gibi cevap geliyor Azerbaycan ve sonra ilavetten adam YTL gösteriyor ona o da yok bana kazık atıyorsun "000000" ları eksikmiş olayı ben daha çakmamıştım dedim ya güneş başıma vurmuş yok dedim bunlar YTL diye atıldım tam o sırada telefon fiyatını soran adam parayı da tanımıyor fırsat varken alayım telefonu der gibi bana göz kırptı(çaktırma hesabı).Eh artık jetonum düştü bunların dolandırıcı olduğu Azeriyim demesine rağmen şakır şakır Türkçe konuşuyor.Ama öyle güzel masum rolünu oynuyordu ki ilk başlarda çakmak imkansız diyebilirim.

   Aksilik işim çıktı ve oradan ayrılmak zorunda kaldım adamlar ne gibi amaç peşindeler o telefon kaçak mıydı çünkü değerinden fazla paraya satamazlar.Ya da topkapı usulu gibi kalabalık toplayıp cuzdan aşırmak mıydı niyetleri bu biraz zor olurdu çünkü her yer polis kaynıyor.

    Ama bazen bunları takdir ettiğim de oluyor niye biliyor musunuz çünkü onlar dolandırıcılık yapınca bir gariban sıfatıyla karşımıza çıkıyorlar ve onların tuzağına düşmek için kendi çıkarımızı düşenmek gerekiyor.Yani fırsat buldum bu ürünü ucuza alayım derken onlar bize kazık atıyor ve bunu çok sonra anlıyoruz.Garibanlara kazık atarsak bizde gariban oluruz felsefesini hatırlattığı için unları takdir ediyorum

ÖNCEKI SAYFA


Bu şablon mzffer tarafından güzel düşüncelerini dünyayla paylaşan blog severler için blogcuya uyarlanmıştır