Sadece aptallar 8 saat uyur

    Kişisel gelişim kitapları arasında şidettle tavsiye edeceğim bir kitap.Kitabın kapağına baktığımızda ilk başta sanki okuyucuyla alay eder gibi bir hava esiyor.Kitabın sloganı olan "Dünyanın en akıllı insanı" ile bizimle alay eder bir tavır sergilediği anlaşılıyor kısacası çok kötü bir reklam yapmış.Sırf kapaktan dolayı kitabı alıp almamak arasında çok teredütte kaldım içeriğine bir göz gezdirdiğimde kitaptan kendimi alamadım.Bir okuyuşta kitabın yarısını bitirdim.
   Kitap özetle çocukluk evresini,uyumayı ömrümüzden çıkardığımızda bize kalan ömür ise sadece 10 sene kalıyor işte onu uzatmak için çok akıcı bir dilde yöntemler sunuyor.Ömrümüzü uzatmak için bir Edison,Einstan,Archiemend,Dostoyevski,Da Vinci gibi olmalıyız bir insana yaraşır bir tavır takınmak.
 
Sadece aptallar sekiz saat uyur!’
Bu ifadenin devamı da var. İlaveten deniliyor ki: ‘Çünkü aklı başında olan hiçbir insan, ömrünün üçte birini yastıklara bağlamaz!’

Hemen sinirlenmeyin, önce bir sakin olun. Çünkü eğer bu işte bir hakaret varsa, en az sizin kadar bana da dil uzatılıyor. Kaç yaşımda olduğumu unuttum. Fikrine son derece değer verip örnek aldığım bir büyüğüm, şöyle çizmişti günlük yol haritamı: ‘İnsanoğlunun bir günü, 24 dilimlik bir cetvele benzer. Bu cetveli üçe bölerek kullanacaksın. Üçte birinde çalışacak... Üçte birini kendi özel meşgalelerine ayıracak... Geriye kalan üçte birini ise uyku ile istirahat ederek geçireceksin...’

Bu sözleri prensip ve kendime kılavuz edindim. Tembel ve uykucu filan değilim - ama öyle bir alıştım ki, 7 saat 59 dakika düşler áleminde gezinsem, uykumu alamıyorum. Kendimi yorgun hissediyorum.

Ve tam böyle bir dengeyi tutturmuşken, erişkin bir insan da günde 8 saat uyumalıdır yerleşik kanaatini darmadağın eden bir kitap ortaya çıkıyor. Acımadan belden aşağıya vuruyor. Adı kısa ve öz: ‘Sadece Aptallar 8 Saat Uyur.’

Roman tarzında yazılmış olan bu kitap, ‘Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım’, ‘Adam Dediğin Benim Gibi Olur’ ve ‘Dünyanın En Akıllı İnsanından Masallar’ gibi çalışmalarından hatırladığımız Erdal Demirkıran imzasını taşıyor


Ferrarisini Satan Bilge-Robin Sharma

Ferrarisini Satan Bilge    
Robin Sharma
GOA Basın Yayım


Bir inasanın kişisel gelişimini anlatan kitap aşağıdaki özetle daha anlaşılır olacağına inanıyorum.Kitabın fiyatı düşmüşken herkese okumasını tavsiye ediyorum>>>
Birgün ofisimin kapısı yavaşça açıldı. Kapının ardında canlılık ve enerji yayan, genç ve iyi görünüşünden fazla neredeyse kutsal diyebileceğim bir huzura sahip, gülümseyen bir adam kapıda göründü.
"İşimi elimden almaya niyetli hızlı bir avukat herhalde"diye düşündüm.
Genç adam sevdiği bir öğrencisini izleyen Buda gibi gülümseyerek bana bakmayı sürdürdü. Dayanılmaz sessizlikle geçen uzun bir aradan sonra şaşırtıcı bir biçimde emredici bir ses tonuyla konuştu:
"Tüm konuklarına böyle mi davranırsın John, hele sana mahkeme salonlarının sırrını öğreten birine"
"Julian? Bu sen misin? İnanamıyorum! Gerçekten sen misin?"
Güçlü kahkahası kuşkularımı doğruladı. Önümde duran genç adam uzun süredir kayıp şu Hintli Yogiden başkası değildi: Julian Mantle. İnanılmaz değişimi karşısında şaşkına dönmüştüm.SİT
E:www.kitapyurdu.com


Sen Ölünce Kim Ağlar

Sen Ölünce Kim Ağlar


Gençlik yıllarımda, babam bana asla unutmayacağım bir şey söylemişti: “Oğlum, doğduğunda bütün dünya se-vinirken sen ağlıyordun. Öyle bir yaşam sür ki, öldüğünde sen sevinirken bütün dünya ağlasın.” Hayatın anla-mını unuttuğumuz bir çağda yaşıyoruz. Bir insanı kolaylıkla Ay'a gönderebiliyoruz, ancak karşı dairemize yeni taşınan komşumuzu ziyaret etmekte güçlük çekiyoruz.
George Bernard Shaw'a ölüm döşeğinde, “Hayatınızı yeni baştan yaşama fırsatınız olsaydı, ne yapardınız?” diye sorulmuş. Shaw biraz düşünmüş ve sonra derin bir iç çekişle, “Olabileceğim, ama asla olmadığım kişi olmak isterdim,” demiş.
Aynı şeyin sizin başınıza da gelmemesi için bu kitabı yazdım.
O halde siz bu kitaba başlarken, size soruyorum:
Siz öldüğünüzde ardınızdan kim ağlayacak?
Bu gezegenden gitme ayrıcalığına ulaştığınız zaman kaç yaşamı etkileyeceksiniz?
Sizi takip eden nesiller üzerinde nasıl bir etki bırakacaksınız?
Son nefesinizi vermeden önce arkanızda bırakacağınız imza ne olacak?
Bu kitap size bir çok yönde yol gösterecektir


Evrenin şiiri

Evrenin Şiiri

Evrenin Şiiri

Kozmosun Matematiksel Bir Açıklaması

Poetry of the Universe - 1995

Robert Osserman

Çeviri: İsmet Birkan

Sayfa Sayısı: 249
Boyutları: 11,6 x 18,7 cm
ISBN 975-403-202-5
5. Basım - 2500 Adet
6. Basım - 2500 Adet (Ciltli)

Günümüzde Dünya'nın düz olduğuna inanan pek az kişi kalmıştır; buna karşılık çoğu insan Dünya'yı hâlâ düz bir evren tasarımıyla düşünmeye devam etmektedir. Uzay düz değildir. Bunu tasarlamamız güç olsa da, uzayın gerçekte eğri olduğu konusunda sağlam kanıtlara sahibiz. 1955 yılından bu yana Stanford Üniversitesi'nde matematik profesörü olan, 1990'dan beri de Kaliforniya Berkeley'deki Matematik Bilimleri Araştırma Enstitüsü'nün müdür yardımcılığını yürüten Robert Osserman, bu kitapta fazla bir matematik bilgisi gerektirmeden, okura, evreni ölçüp biçmenin matematiksel yöntemlerini gösteriyor.

TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları 138

İÇİNDEKİLER-1
İÇİNDEKİLER-2

ÖNSÖZ-1
ÖNSÖZ-2
ÖNSÖZ-3

ÖNSÖZ-4

 Bu kitap tüm matematikçileri aydınlatacağına inanıyorum.

Bu kitabı okuyup anlamak için elbet fazla matematik bilginiz olması gerekmez.

Dünyamız hakkında bilmediğiniz çok şey var,bilim adamların  araştırmalarını öğrenmek

hiç bukadar eğlenceli olmamıştı


Bilimin arka yüzü

Bilimin Arka Yüzü
Scientific Anecdotes - 1989


Adrian Berry
Çeviri: R. Levent Aysever

Sayfa Sayısı: 319
Boyutları: 13 x 19,5 cm
ISBN 975-403-059-6 

15. Basım - 5000 Adet

"Bu kitap, dünyayı değiştiren buluş ve keşiflerle onları yapan insanların kimilerine ışık tutmaya çalışıyor. Bu, oldukça kişisel bir derleme; bilim tarihindeki önemli olayların 'eksiksiz' bir dökümü olması hiç düşünülmedi. Öyle olsaydı, o kadar oylumlu olurdu ki onu yerinden kaldırmak için Arkhimedes'in makaralarından birine gereksinim duyulurdu. Niçin şunu değil de bunu seçtim? Çoğu durumda bunun yanıtı, hiçbir ilginç görgü tanığı ya da daha sonraki bir tarihsel anlatı bulamamış olmam. Örneğin kitapta, 1903'te ilk insanlı uçuşu yapan Wright kardeşler hakkında hiçbir şey yok. Neden? Çünkü yerel gazetenin - bilimi akıl almaz bulan kişilerden biri olan-editörü, bu 'gülünç hikâye'yi haber yapması için bir muhabir göndermeyecekti."

TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları 37




İÇİNDEKİLER

Kitabı Okuyun


Beyaz Zambaklar Ülkesinde

KİTABIN KÜNYESİ
Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Grigory Petrov, Timaş Yayınları, 118 s.
SATINALMA BİLGİLERİ
Küçük ve geri kalmış bir sömürge ülkesi olan Finlandiya'nın, kısa süre içinde eğitim ve kültür hamlesi ile nasıl kalkındığını anlatan klasik bir kitap olan Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Timaş Yayınları tarafından yeniden yayınlandı.

Rus yazar Grigory Petrov'un çeşitli aralıklarla çıktığı Finlandiya seyahatlerindeki notlardan oluşan bu kitap, kısa sürede birçok dile çevrilerek dünyanın her tarafına yayıldı. Petrov, kendini milletine ve ülkesine adamış bir avuç aydın ve din adamının, karış karış her köyü gezip, gönül tokluğu ve özverili çalışmalarıyla insanları nasıl motive ederek kalkınma hamlesi başlattıklarını akıcı bir dille anlatıyor.

Kitabın önsüzünü kaleme alan D. Bojkov, Finlandiya'yı bakın nasıl anlatıyor:

"Gara inersin, bir yolcu gibi büfeyi ararsın. Bütün Avrupa'da büfenin ne olduğunu, orada herşeyin üç misli, beş misli fiyatla satıldığını herkes bilir. Fin büfesinde, Fin lokantasında olduğu gibi, bildiğim kadar, hiçbir şey satılmaz. Büfeye sofra kurulur. Yemekler büyük bir orta masasına konur. Rafların bir kenarından her çeşit tabak, kaşık, bıçak, çatal görünür. Herşey masaya açık olarak konulmuştur. Kimse dağıtım yapmaz. Yemek, içmek isteyen her yolcu dilediği şeyi kendisi alır, doldurur. Doyasıya yer, içer. Öğle, akşam yemekleri için bir ya da bir buçuk markı kendisi kasaya öder.

Viburg'ta otelde (Fince: ravintola) iki hafta kadar kaldığım halde kaç gece yattığımı, ne zaman gideceğimi, kaç defa öğle ve akşam yemeği yediğimi bilmiyorlardı. Hesabı benim yapmam, ona göre para ödemem gerekti.

Tramvaya binersin, biletçi yok. Kontrolör yok. Parayı kutuya atar, dilediğin yere gidersin. Finli bir öğretmen bunun nedenini şöyle açıkladı: Rusya'da, bütün Avrupa'da olduğu gibi, halka güven olmadığı için bilet satılırsa, kondoktörü denetlemek için kontrolör konulursa, ya kontrolörleri kim denetlesin? Biz, kontrolöre değil, halka, insanlara inanırız..."

Kitabı okurken, zaman zaman bugünkü Finlandiya'yı Finlandiya yapan Snelman'ın faaliyetlerini ve gittiği yerlerde halka hitaben yaptığım konuşmalarında Osmanlı'yı örnek gösterdiğine şahit oluyoruz. Osmanlılar'dan Türkler diye bahseden Snelman, "Neden biz de muasır devlet olmayalım"a çıkan sözler sarfediyor. Nereden nereye? Örnek gösterilen bir ülke konumundan bugün geldiğimiz noktaya baktığımızda hayıflanmamak elde değil.


Soner Yalçın Serisi

Hepimizin bildiği Kurtlar vadisinde yönetmenlikte bulunan yazarımız Türkiyede neler dönüyor ülkenin iç yüzünü anlatıyor



Soner Yalçın/ Doğan Yurdakul
DOĞAN KİTAPÇILIK


Bu kitapta anlatılanlar tümüyle gerçektir. Adı geçenler gerçek kişilerdir. Olaylar, tanıkların ağzından aktarılmıştır. Ünlü MİT'ci Hiram Abas'ın hayatı.

 

  Efendi 2 / Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı, Soner Yalçın
Soner Yalçın
DOĞAN KİTAPÇILIK


Kimdir, "Beyaz Müslümanlar"?..
Soner Yalçın bu kez okuyucularını, tarikat şeyhi Harun Hoca ’nın (Aaron Kandiyoti) peşinden, tarikatlara, dergâhlara, müritlere, siyaset ve ticaret dünyasına, ilginç akrabalık bağlarına uzanan bir yolculuğa çıkarıyor...
İslamcı çevrelerin içindeki Sabetayistler... Tarikatlara, tekkelere, müritlere, iş dünyasına, siyasete ve ilginç akrabalık bağlantılarına uzanan ilişkiler ağı... İsimler....İsimler...
Said-i Nursî’nin mezarından kaçırılan cesedi yıllardır neden bulunamıyor?..
Sabetay Sevi ’nin sağkolu Osman Çelebi, hangi ünlü Mevlevî’nin büyükdedesiydi?..
Nâzım Hikmet ’in Nakşibendî Gümüşhaneli Dergâhı’yla akrabalık bağları neydi?..

Türkiye ’nin sayılı zenginlerinden, tarikatçı bir ailenin sosyetik gelinleri kimler?..

Yahudi Alyans Okulu mezunu ünlü şeyh kimdi?..

 

Efendi/Beyaz Türklerin Büyük Sırrı, Soner Yalçın
Soner Yalçın
DOĞAN KİTAPÇILIK


Sizin hiç idam edilmiş akrabanız var mı?
Onların var! Hem de üç kişi!

Sizin akıl hastası akrabınız var mı? Peki intihar eden akrabanız? Onların var! Hem de sayıları şaşırtacak kadar çok!

Sizin başbakanlık yapmış akrabanız var mı?
Onların var, hem de on yıl!

Milletvekilliği, belediye başkanlığı yapmış siyaset adamı akrabalarınız var mı?
Onların var, sayıları yirmiye yakın!

Avrupa güzeli, futbolcu, şarkıcı, yazar, diplomat akrabalarınız var mı?
Onların var!

Sizin, büyük amcası Gazi Osman Paşa için yazılan kahramanlık marşıyla, yüz yıl sonra darağacına gönderilen Dışişleri bakanı akrabanız var mı?
Onların var!

Sizin Galatasaray ve Fenerbahçe kulüplerine başkanlık etmiş akrabalarınız var mı?
Onların var!

Sizin Mustafa Kemal'in huzurunda evlenen akrabanız var mı ya da Osmanlı Sarayı'na damat olan akrabanız?
Onların var!

Adı, İzmir Suikastı'na karıştığı için idam edilen akrabanız var mı?
Onların var!...

Onlar yüz yıl hep göz önünde oldular. Ama bir sırlarını hep saklı tuttular...

İzmirli Evliyazade Ailesi'nin sırrı neydi?
 

ÖNCEKI SAYFA


Bu şablon mzffer tarafından güzel düşüncelerini dünyayla paylaşan blog severler için blogcuya uyarlanmıştır